28 Temmuz 2013 Pazar

garip bir isyan

yeniliklerin icinde bir samimi gülüştü aradığım.Ama hala telefonumdaki şarkıları değistirmekle yetiniyorum.
Yol ortası ayinlerinde bulduğun o bakışlara güvendik.anlatıklarınla yetindik.simdi gene hayaller içinde yaşıyorsun
Yanlışsın dostum.yanlış yapıyorsun.Gene de yapmaya devam ediyorsun.
Alışkanlıklarımdan uzak duramadın
onları da değiştirdin.Büyüyerek uzaklaşmaya çalıştım.
olmuyor 
olamıyor
Mecburiyetten.

daha erkenciyim

eskiden kanka derecesinde aramın iyi olduğu bir arkadaşım vardı.sürekli the smiths den the cure dan bahsederdi.
şöyle iyi grup böyle iyi grup.tınmazdım.haklıymış bir haftadır sadece bu iki grubu dinliyorum.

Gün içerisinde yazacak o kadar konu bulup bilgisayarın başına geçince unutmam heralde amatörlüğümden

Alman ev hanımları gibi aklıma gelen otu boku not almalıyım

Beni daha iyi anlamanız icin size kendimi daha zeki ve daha entellektüel gösterebilmek için.

Başka derdim yok.Evet garip ki başka derdim yok.

En büyüğü hayatımdaki boşlukları doldurmak.

filing the blanks

25 Temmuz 2013 Perşembe

korkak

sabahın altısında uykusuzluk sayesinde yazacağım bu yazıyı dikkate almamanızı önemle rica ederim

karışık bir günün sonunda eline geçen tek şeyin bitmiş veya yıpranmış bir benlikten başka birşey olmadığını bu sabah vaktine kadar anlayamamıştım.elimde tuşlar ve beyaz bomboş sayfalar önümde ne kadar yazsamda sonuna yetişemeyeceğim bir platformdayım

bilgisayarın sonsuzluğa açılan kapı olması ve bunu bana basit bir word belgesiyle sunması beni şaşırtıyor.
hiç bir zaman aşamayacağım bir sınırların olması aslında sınırımın olmadığını da göstermiyor mu.

içimle olan konuşmamı dışa dökünce ne kadar üçüncü sınıf kahve filozofları gibi boş ve anlamsız konuştuğumu farkettim

sosyal bilimleri o yüzden sevmiyorum.net değil sonu yok bir dayanağı yok.her an değişebilir yerine yenisi gelebilir

mantık sarayındaki koltuğu pek de sağlam değil.

şimdiden aklım parmaklarım yorulmaya başladı bu aptal denemeler ilerde gözüme daha kötü gözükecek ama o zaman da amatörlügüme ve cahil cesaretime verip kendimi affedeceğim

heralde kendimi sadece daha daha ilerde affedebiliecegim ki kayde değer bir sucum olmamasına rağmen.

keşke hepsini bir cümlede eritip toparlayabilsem

üçüncü sınıf acılarda boğulmuşum belkide su yüzüne çıkan son kabarcıklarım bunlar.
evet son cümle cok acıların cocugu emrah oldu
kabul

ne diyorsun ne diyorum dadaizmin çürük koridolarlarında boğulduk ikimizde
tsartan zara bile saçma buluyor bizi
daha da dibine gitmeliyiz
sonunda bulacagından mutlu olacak mısın
dedigine sey sıfatını bile ekleyemiyorum
kendi başına tenis oynayan biri ne kadar insan canlısı olabilir
neden uykusuzdaki yazarlar gibisin
gibi bile olamayacak kadar güvenmiyorsun kendine
bir bardak suyun minnetini bile göremez haldesin
bitmişsin yada yeniden doğuyorsun doğan güne lanetler eşliğinde
sarhoşun kusarken ki halini gözünün önüne getirdiğinde yüzünün aldığı şekil bile
yapmacık
düşün ki bulacaksın gerçeği 
Aklına ilk gelenlerin bile yardım edemeyeceği hale gelmişsin
tutunamayanlar bile beğenmiyor seni
varlığın hiç bir yere  tam uymuyor 
gerçek amacını bulamıyor
bu dialog monolog sevişmesinin sonunda doğacak çocukta

eminim bir boka benzemeyecek
yetim ve öksüz bırakacaklar onu da
kendi kendine ögrenecek okumasını
olmayan ana babasının sesini hayal dünyasında gene kendi seslendirecek
büyük yalanların bile üstünü örtemeyeceği gerçekler karşısında doğuştan sahip olduğu
kelimeler de yetmeyecek durumu kurtarmasana

kurtuluşamayacak
harap bitap şekilde son harfine kadar okunacak 
doğuştan almış olduğu soluk rengi bile
onu nitelemede 
zayıf kalacak

nedendir bilinmez.

mezar taşının üstündeki 2 kelime
16 harf bir noktaydı topu topu

artık başına taştan bir taç bile gerekmez



24 Temmuz 2013 Çarşamba

one lost writing

devamlılık görünce hayran oldugum ama yanına gelince konuşamadığım o kız gibi geliyor bana

sabır onun başörtülü ikizi

istemem bile boyut değiştirdi.hırsımın kırbaçları yüzünden gücünü toplayamaz oldu.

yoruldum

kosmadan yoruldum.

daha yolun başında yoruldum

dinlenemiyorum

uyuyorum sonu yok gibi

dinlenemiyorum

yanyana yazsam su cümleleri bir anlamı olmaz belki

böyle vura vura tane tane yazıyorum

ikilemeler bile yazının kalitesini düzeltemiyor

ne diyorum ben ne diyorsun sen

artık sus icimdeki yabancı

yazı sıçmak

şuan yaptığım tam da bu.Bu sayfayı aslında kirletmeme hiç gerek yok.Ama yapacak bir işimde yok.Ekşi sözlük okumak yada okumamak işte bütün entelliğim bu hakim bey.

saçmalayabilmek gecenin bu saatlerinde düzgün konuşmaktan daha az saçma.neden az evvelki cümle çok düşük oldu.
bilmiyorum
sen biliyor musun bana da söyle

yeni oyunlar var artık.daha acımasız olduk hepimiz
en güzeli en tatminkarıdır düsene vurmak
vurmamak da güzel gene kendini kahramanlıgın ve yüceliginle tatmin et
ne yaparsan yap
kendini tatmin etmek icin yaparsın yapıyorum yapıyoruz

denizin icinde debelenip duruyoruz
cok mu iyisin
cok mu kötüsün
tanıştıgıma memnun oldum

belki susarak bir yere varıyoruz
konuştukça kumdan kalelere yeminler bahşediyoruz
ölümsüzlüğe sessizlikle ulaşacağız
ölümle ulaşacagız

neden ölümden korkar oldum
daha cok gencim
ölümsüz olmak istemiyorum
ama ölümsüz olacagım


yerim farklı sadece
burda taşlar bile parçalanıyor
eskiyerek bitiyor herşey
soluyor bütün güneşlerim

hayır mutsuz değilim
sadece durduramıyorum bu süreci
icimdeki korkak gün geçtikce
korkmaya daha da cesaretlenir gibi oldu

yanıma alıp konusmaya korktum
kendsini severim
o bile kırılmayı haketmiyor.

spontane hikaye denemeleri vol 2

2 yazmamın sebebi biri yazıp sonra tamamen silmiş olmam.

parmaklarımı akışına bırakarak yazmam icin sanırım daha fazla bu işe emek harcamam lazım

şu boş kagıda bakıp aklına bir şey gelmesi için yalvaran yüz milyonluk gürühun orta sıralarında yerimi almış ilham perisi (so gay)nin adımı okuyup yanına çağırmasını bekliyorum.

belkili cümleler kurarak bir yere varan birini görmedim.Hepimiz çogunlukla net yargılar iceren cümlelerden hoşlanırız ve işimize gelir.
bende net cümleler kurarak bir dünya yaratmak istedim kendime 

başkalarından bahsetmek hayatın kahpeligini anlatmak ne bana düşer ne de ben bunları anlatmak isterim

burası benim mabedim bu yazıyı okuyacaklarda bu alemin misafirleri

yansımam boş kağıdı bile kirletiyor diye düsünürdüm eskiden ki hala öyle düsnüyorum

yalnız sonunu getirmeyi simdi akıl ettim

belki de bu olusan kirler hepimizi ve hayatı anlatıyor

güzellikten hiç bir şey ögrenilmeyecegini ufaktan da olsam da çakozladım

depresif halim cicek actı sonunda.


iki sene geçmiş

Bu bloğu açtığımdan beri iki sene geçmiş ve hala kimsenin bakmamasına şaşırmıyorum.

o zaman yazdıklarım gerçekten kötü ve depresifmiş.Şu an da pek değişmiş olduğumu söyleyemem

belkide sadece kendim yazıyorum kendim oynuyorum.

kimsenin okumayacagı bir blog acmak ve buraya yazı yazmak gerçekten saçma gözüküyor

ama icimde hep bu yazılarımı okuyup ne ergen oldugumu düsünen insanlar dısında gercekten bu yazdıklarımın ardındakini görebilecek insanların oldugunu ümid ediyorum

belkide gercekten vardırlar.asla like lamayan

hatta belkide gördügünde dalga gecen makara yapan ama icinde bir yerlerde bütün bu yazdıgım sacma yıgın arasında bir parıltı görebilen insanlara

Selam olsun.